Memede Ağrı (Mastalji) Nedir, Nedenleri ve Tedavisi

Memede Ağrı (Mastalji) Nedir, Nedenleri ve Tedavisi

Meme ağrısı (Mastalji), kadınlar arasında meme ile ilgili hekime başvurulan en sık yakınmadır. Her 3 kadından 2’si dönem dönem meme ağrısı çeker. Ağrı her iki meme veya tek memede olduğu gibi hastalar ağrıyı değişik şiddette  tanımlarlar. Hastaların büyük çoğunluğu hekime başvurmaz.  Ağrısı olan her üç kişiden ancak birisi meme hastalıkları ile ilgilenen bir genel cerrahi uzmanına başvurur.  Bu ağrıların ancak % 15-20′sinin tedaviye ihtiyacı vardır.

Meme  ağrılarını  adet  dönemi  ile   ilişkili  siklik  ağrılar,  adet  dönemi   ile  ilişkili   olmayan nonsiklik  ağrılar  ve  meme  dışı  göğüs  duvarı  ile ilişkili  olanlar  olarak üç  gruba ayrılabilir.  İlk iki grup memenin dokusundan menşeini alır ve birbiri ile çok benzerdir. Üçüncü grup ağrılar daha ziyade göğüs duvarı adale eklem sisteminden kaynaklanır. Tüm bu ağrıları bir birinden ancak dikkatli bir anamnez ve muayene ile ayırmak mümkündür.

Meme ağrısı olan kadınların en büyük korkusu, kanser olma ihtimalidir. Meme ağrısı ile kanser arasında  direkt bir ilişki yoktur. Yalnız meme kanseri olan hastaların az bir kısmında diğer şikayetler ile birlikte ağrı olabilir.  Bir genel cerrahi muayenesi bu konuda hastaya yardımcı olacaktır.

Memede Ağrı Çeşitleri

Adet dönemi ile ilişkili

Meme hormonlara duyarlı dinamik bir organdır. Memede adet öncesi, memede ödem ve hacim artması ile gerginlik  ve ağrı hissedilir. Adetin başlaması ile birlikte bu ağrılar kaybolur. Ağrıların yaklaşık % 70 – 80’i bu şekildedir. Genellikle 30-40 yaşlarında sık görülür.

Adet dönemi ile ilişkili olmayan

Nonsiklik ağrı, memede adet dönemleriyle ilgili olmadan oluşur. Ağrı, memenin belirli bir bölgesinde hissedilir ve genellikle 40-50′li yaşlarda görülür. Ağrı bazen kolda, omuz veya koltuk altında da hissedilir.

Göğüs duvarı ağrısı

Kas iskelet sisteminden köken alan ağrı çoğu zaman tek taraflı ve ağrının olduğu alana bası uygulamak ağrıyı arttırır.

Memede Ağrının Nedenleri Nelerdir

Memede ağrının gerçek sebebi genel olarak tam bilinemez. Kişinin hormonal durumu ile ağrının ilişkisi bulunmaktadır.  Bu nedenle ağrı menapoz, gebelik veya adet sonrasında kaybolmaktadır.  Gene hormon replasman tedavisi veya doğum kontrol hapı kullanan bayanlarda da ağrı bu nedenle görülebilmektedir. Fibrokistik hastalık, meme ağrıların en sık görülen nedenidir. Gene memede belli büyüklüklere ulaşan kistler, ağrı şikayetine neden olabilir. Memede abse veya enfeksiyon gelişen hastalarda da memede ağrı önemli bir klinik bulgudur.

Beraberinde kızarıklık, ısı artışı ve şişme gibi bulgular da vardır. Memede oluşan travmalar, meme venlerindetromboz oluşması meme kaynaklı nadir ağrı nedenlerindendir. İri göğüslü kadınlarda ortaya çıkan ağrının en önemli nedeni memenin ağırlığıdır. Bu ağrılara sırt ve boyun ağrıları da eşlik etmektedir. Uygun sutyen kullanılması ile azaltılabilir.

Meme dokusu üzerindeki kas ağrıları ve kaburgalara ait artritlerde memede ağrı şikayeti ile hekime başvurmayı gerektirebilir.  Tiroid bezi hastalıkları, şeker hastalığı veya hipofiz tümörlerinde de memede ağrı şikayeti oluşabilir. Bazı antidepressan ilaçlarında meme ağrısına yol açtıklarını bildiren çalışmalar vardır (fluoxetine (Prozac) ve sertraline (Zoloft gibi ). Buna karşılık bazı antidepressan ilaçların da meme ağrısını geçirdiğini gösteren çalışmalar da vardır.

Kişilerin psikolojik  durumlarında meydana gelen değişiklikler meme ağrılarının önemli bir sebebini oluşturur. Aile yakınları arasında veya yakın çevrede meme kanseri ortaya çıkan kadınlarda meme ağrısı artışı da sık gözlenen psikolojik bir problemdir.

Mastalji Tanısı ve tedavisi

Hastada ağrının karakteri sorgulanmalıdır. Adet dönmeleri ile ilişkisi, ne kadar sürdüğü, nasıl geçtiği, günlük veya iş hayatında sıkıntı oluşturup oluşturmadığı öğrenilmelidir. Ağrının kendiliğinden mi yoksa ilaç alımı ile geçtiği bilinmelidir.  Fizik muayene sonrasında 40 yaş altı kadınlarda meme ultrasonu ve 40 yaş üzerinde mamografi ve meme ultrasonu yapılır.

Meme ağrısı olan hastalarda , memede ağrı ile kitle ele geliyorsa, adet görmekle değişmeyen ve hep aynı noktada olan ağrı hissediyorsa ve  memede ağrı ile birlikte kızarıklık, şişme, ısı artışı gözleniyorsa mutlaka bir hekime muayene olmak gerekir.

Öncelikle meme ağrısının bilinen bir etken mevcutsa, o nedene yönelik tedavi yapılmalıdır. Enfeksiyon saptandıysa abse veya enfeksiyon tedavisi yapılmalıdır.  Bunun dışında büyümüş kistlerin iğne ile boşaltılması, meme içinde büyüyen kitlelerin ameliyatla çıkarılması, meme içinde veya süt kanalı çevresindeki iltihapların antibiyotik ilaçlarla kurutulması, stresin yol açtığı ağrılar için anksiyolitik ilaçlar alınması, miyalji veya romatizmal nedenlere bağlı meme ağrılarında nedene yönelik tedavi yapılması bunlardan bazılarıdır.

Ağrı adet dönemi ile ilişkili ve ciddi şikayet yol açmıyorsa tedavi gerektirmez.

Bunun dışında ağrı yakınmasını azaltıcı bazı tavsiyeler ve ilaçlar kullanılabilir. Kafein alınmasının fibrokistik değişiklikleri artırdığı bildirilmektedir. Kahve, çay, kolalı içecekler, çikolata gibi yiyeceklerin kesilmesi ile kafein alımı sınırlandırılabilir; bira peynir şarap gibi mayalı gıdalar azaltılabilir. Memeye uygun beden sutyen giyilmesi de rahatlama sağlamaktadır. Yağ alımını azaltmak,  lifli gıda ve meyve alımını artırmak, kilo almamak, yürüyüş ve egzersiz yapmak ağrı şikayetini azaltmakta faydası olabilir. Aspirin, parasetamol veya analjezikler ağrının azalmasında etkili olurlar. E vitamin preperatları ve çuha çiceği yağı (eveningprimroseoil), memede rahatlama sağlar. Son yıllarda “keşiş otu, agnuscastii” içeren preparatlar da sıklıkla kullanılmaktadır.
Bu basit tedbirlerden de kadın fayda görmemişse ve ağrı şiddetli oluyor ise, doktor tarafından hormonal ilaç tedavisi uygulanabilmektedir.Danazol, tamoksifen,toramifen gibi ilaçlar ile meme ağrısının düzeldiği bildirilmektedir. Bu ilaçların yan etkileri nedeni ile ancak çok şiddetli meme ağrısı olan ve yaşam kalitesi ileri derecede bozulan kişilerde kısa süreler ile mutlaka hekim kontrolünde kullanılması önerilmektedir.

Prof.Dr. Adem Dervişoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir