Meme Başı Akıntısı

Meme Başı Akıntısı Nedir?

Hamilelik ve emzirme dönemi dışında meme başından değişik renk ve kıvamda sıvıların gelmesine meme başı akıntısı denir. Kadınlarda sık görülen bir şikayettir. Kadınların yaklaşık % 5 -10’unda görülür. Memenin iyi huylu hastalıklarının, % 10 – 15’ini oluşturur. Kadınlarda meme ile ilgili şikayetler arasında kitle ve ağrıdan sonra 3. sırada yer almaktadır.

Memede Akıntının Nedenleri Nelerdir?

1. Fizyolojik meme başı akıntıları: Genellikle iyi huylu nedenlere bağlı olarak oluşur. Her iki memeden ve bir memedeki birden çok sayıda kanaldan olan akıntılardır. Daha çok meme başının sıkılmasıyla gelir. Rengi beyaz süt renginden sarı, kahverengi, yeşil ve siyaha kadar değişiklik gösterebilir. Bazen fiziksel travmalar, stres, aşırı egzersiz veya seksüel aktivite ile memenin uyarılması ile herhangi bir hastalık olmadan da akıntı gözlenebilir.

2. Galaktore; Hamilelik ve emzirme dönemi dışında süt salgılanmasına galaktore denir. Akıntı süt görünümünde, iki taraflı, bir çok kanaldan ve genellikle kendi kendinedir. Sebebi belli olmadan veya ilaçlara, göğüs duvarı travması ve bazı hormonal bozukluklar sonucu olabilir. Ergenliğe yeni giren genç kızlarda da görülebilir ve altta yatan herhangi bir hastalık olmaksızın aylarca sürebilir.

3. Patolojik meme başı akıntıları: Genellikle tek memeden ve tek bir kanaldan meme başını sıkmadan kendiliğinden gelen ve rengi daha çok kanlı veya açık pembe olan akıntılardır. Hastalar çoğunlukla sutyen veya iç çamaşırdaki lekeyi görerek hastalıklarını fark ederler. İntraduktal papillomlar , periduktal mastit ve duktal ektazi, atipik duktal hiperplazi, kanser, fibrokistik hastalık, hormonal nedenler (prolaktin hormon yüksekliği), bazı ilaçların yan etkileri (bazı mide ve tansiyon ilaçları). İle oluşabilirler.

Prof. Dr. Adem DERVİŞOĞLU

AdemDervişoğlu, 1966 yılında Rize Çamlıhemşin 'de dünyaya gelmiştir. İlk ve lise eğitimini Ankara 'da tamamlayan Adem Dervişoğlu; 1990 yılının sonunda Ankara ...

Devamını Oku...

Tanı ve Tedavi Nasıl Yapılmalıdır?

Hastanın öncelikle öyküsünün iyi alınması gerekir. Akıntının kendiliğinden mi, yoksa sıkarak gelip gelmediği önemlidir. Kendiliğinden, hiçbir zorlama olmadan oluşan akıntı bizim için önemlidir. Akıntının tek taraflı veya çift taraflı olup olmadığı, rengi sorgulanmalıdır. Pembe, kanlı akıntılara kanser veya kanser öncüsü lezyonlarla ilişkisi olabileceği için dikkatle yaklaşılmalıdır. Akıntıların adet dönemi ile ilişkisi, hastanın yaşı, ek hastalıkları, kullandığı ilaçlar dikkatle araştırılmalı ve öğrenilmelidir.

Fizik muayenede, meme başından gelen akıntının yerini bulabilmesi için saat kadranı yönünde basınç uygulanır. Akıntıya neden olan kanal sayısı veya akıntının oluştuğu yer ve kitle varlığı mutlaka kaydedilmelidir.

Anamnez ve fizik muayene sonrasında rutin olarak ultrasonografi ile başlamak doğru bir yaklaşımdır. Mamografi 40 yaş üzerindeki bayanlarda gerekebilir. Son zamanlarda meme başı akıntısının yerini belirlemek ve aynı zamanda tedavide için duktoskopi önerilmektedir.

Fiberoptik Duktoskopi , meme başına açılan kanalın dilatatör yardımı ile genişletilmesini takiben, bir mikroendoskopla kanalın doğrudan görüntüleme işlemidir. Lezyonun tam yerinin saptanması, direk görüntü altında kanaliçi lezyonların biopsisi ve küçük intraduktal papillomların eksizyonla tedavisi mümkün olmaktadır.

Meme başı akıntısı için uygulanan cerrahi tedavide iki seçenek mevcuttur; Santral kanal eksizyonu: Etkilenen memenin tüm kanallarının çıkartılmasını içerir. Çok sayıda kanaldan ciddi akıntısı olanlarda uygulanır. Tek kanal eksizyonu: sadece hastalıklı kanal çıkartılır. Özellikle 35 yaş altı çocuk planlayan kadınlarda meme dokusu ve kanallarını koruyarak emzirmeye olanak tanıdığından tercih edilir.