Memenin Selim Lezyonları

Memenin Selim Lezyonları

Memede saptanan lezyonların kanser ve fibrokistik hastalıktan sonra 3. sıklıkta görülürler. Bu lezyonların yayılma özellikleri yoktur. Cerrahi tedavi sonrasında tekrarlama ihtimalleri düşüktür. Fibroadenom, intraduktal papilom ve fillodes tümörler en sık görülenleridir.

Fibroadenom

Memede en sık görülen kitlesel lezyondur. Her yaşta görülebilmekle birlikte, 20-30 yaşlarında en sık görülür. Fibroadenomlar 2-3 cm çapında, hareketli, düzgün sınırı, yumuşak kitleler şeklinde kendini gösterirler. Genellikle ağrısızdır. Nadiren çok büyüyebilir, dev fibroadenom olarak adlandırılır. Hormonal değişime duyarlıdır. Gebelikte değişim gösterebilir. Menapoz ile gerileyebilir.

Literatürde pratik olarak kansere dönüşmediği kabul edilir. Hasta ağrısız bir kitle şikayeti ile başvurur. Mamografi ve özellikle gençlerde ultrasonografi tanıda gereklidir. USGde düzgün, homogen, iyi sınırlı bir lezyon olarak tanımlanır. Kesin tanı için İİAB veya trucut biyopsi gerekebilir. Şüpheli durumlarda, ileri yaşlarda yapılması önerilmektedir.

Fibroadenomun ilaç ile tedavisi yoktur. Şüpheli bir durum yok, İİABde patoloji raporu fibroadenom lehine ise belirli aralıklarla takip edilebilir. Yapısal bir düzensizlik, şüpheli bir durum veya hastanın isteği doğrultusunda ameliyatla alınabilir.

Memenin Fillodes Tümörü

Memenin filloides tümörü tüm primer meme tümörlerinin %1’den azını, tüm fibroepitelyal tümörlerin % 2- 3’ünü oluşturan nadir görülen meme tümörüdür. Filloides tümörleri genelde 35-55 yaş arası bayanlarda görülür. Selim fibroadenomlara benzemekle beraber, fibroadenomlardan histolojik olarak artmış sellülarite ve klinik olarak lokal nüks ve metastatik yayılımı ile ayırt edilirler. Dünya Sağlık Teşkilatının sınıfl andırmasına göre 3 tip fi lloides tümörü vardır, benign, borderline ve malign. Malign filloidesler, tüm filloideslerin yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır. Filloides tümörlerin tedavisinde cerrahi girişim temeli oluştur.

Klinikte hızla büyüyen kitleler olarak kendini gösterirler. Bazı hastalarda, uzun süredir var olan kitle hızlıca büyür. Özellikle dev fibroadenomları fillodes tümörden ayırt edebilecek mamografi, USG ve MR bulgusu mevcut değildir. Tanı için trucut biyopsi faydalı olabilir.

Filloides tümörlerin tedavisinin temelini cerrahi girişim oluşturmaktadır. Doğru cerrahinin planlanması için de preoperatif tanı çok önemlidir. Filloides tümörlerinin tedavisinde cerrahi esastır ve cerrahi yaklaşımda histopatolojik tip ne olursa olsun cerrahi sınırlar negatif olacak şekilde (en az 1 cm) geniş eksizyon önerilmektedir.

Prof. Dr. Adem DERVİŞOĞLU

AdemDervişoğlu, 1966 yılında Rize Çamlıhemşin 'de dünyaya gelmiştir. İlk ve lise eğitimini Ankara 'da tamamlayan Adem Dervişoğlu; 1990 yılının sonunda Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır. Tıpta uzmanlık, doktora ve yeterliliğini 1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır.

Adem Dervişoğlu, doktora tezi ve yeterlilik çalışmasını ‘’ Deneysel akut pankreatit modelinde pankreatit tedavisine süperoksit dismutaz, prostaglandin-E ve somatostatin’in etkisi’’ konusu ve uzmanlık tezi başlığı altında yapmıştır. Tezi sırasında Prof. Dr. Haluk Saner ile çalışmıştır.

Devamını Oku...

İntraduktal Papilom

İntraduktal papillom memede bir süt kanalından köken alan küçük ve benign tümörlerdir. En sık olarak 35 ila 55 yaşlarındaki kadınlarda görülür. Santral ve periferik tipleri vardır. Santral lezyonlar, genellikle tek bir süt kanalından kaynaklanır. Tek ve nadiren 3 cm’yi geçer. Retroareolar kitle ve kanlı meme başı akıntısına sebep olur. Bu durum için bilinen risk faktörü yoktur. Periferik papillomlar, daha uzak küçük kanallarda oluşurlar. Çok sayıda ve çapları küçüktür. Daha yüksek meme kanseri riskiyle ilişkilendirilmişlerdir.

Kitle ve akıntı şikayeti oluşturur. Genellikle klinikte ulrasongrafi ilk başvurulacak tanı yöntemidir. Son yıllarda duktoskopi tanıda ve tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Bir teleskop aracılığıyla süt kanalı görüntülenmektedir.

Bu durum için standart tedavide papillomu ve süt kanalının etkilenen kısmını çıkarmak için cerrahi yapılır. Cerrahi çıkarma tipik olarak tek papillom için tamamen tedavi edicidir ve beklenti iyidir.